Saç Müzesi, Avanos – Nevşehir

35 yıl önce Kapadokya’yı gezmek için bölgeye gelen Fransız bir kadın turist ile sahibi olduğu kayadan oyma mağaradaki çömlek atölyesinde tanıştıklarını belirten Körükçü, bir süre sonra aralarında duygusal yakınlaşma başladığını aktardı. Körükçü, yaklaşık üç ay Türkiye’de kalan arkadaşının ülkesine dönmek zorunda kaldığını ve giderken bir tutam saçını keserek atölyenin duvarına astığını söyledi.

Daha sonra atölyeye gelen kadın ziyaretçilerin bırakılan saçın hikayesini dinledikten sonra saçlarından keserek duvarlara asmaya başladığını böylelikle saç müzesinin oluştuğunu söyleyen Körükçü, sadece kadınların saçlarından oluşan müzede binlerce kişiye ait saçın asılı olduğunu ifade etti.

1998 yılında Guinness Rekorlar Kitabına giren müzede ne kadar saç olduğunu kimsenin bilmediğini dile getiren Körükçü, “Anı olsun diye bırakılan bir tutam saç zamanla müzeye dönüştü” şeklinde konuştu.

İsmini vermek istemediği Fransız arkadaşının üç yıl önce Avanos’a gelerek kendisini ziyaret ettiğini ve saç müzesini gezdiğine işaret eden Körükçü, şöyle devam etti:

“Fransız arkadaşım geldiğinde saç müzesiyle karşılaştı ve çok şaşırdı. Kendi saçının nerede olduğunu sordu ancak onu bulmak mümkün değil. Sonra ülkesine döndü. Onun bir tutam saçıyla 35 yıl önce başlayan serüven, dünyanın en ilginç müzelerinden birine dönüştü. Avanos’a gelenler, saç müzesini gezmekten büyük keyif alıyor. Yabancı bir internet sitesi (Amerikan ABCNews.com) bir süre önce saç müzesini dünyanın en ilginç altıncı müzesi olarak tanıttı. Halen günde birkaç kişi müzeye gelip saçlarını bırakıyor. Odalar dolusu saç oldu. Pek çok kadın ünlü de saçını buraya bıraktı. Hayatta oldukça bu müzeyi korumak ve genişletmek istiyorum”

Fransız arkadaşının saçını bırakırken ismini ve telefonunu bir kağıda yazıp duvara astığını, bu yüzden müzeye saçlarını bırakan kadınların tümünün isimlerini ve irtibat numaraları ile saçlarını bıraktıklarını ifade eden Körükçü, 25 yıldır müzeye saçlarını bırakanlar arasında çekiliş yaptığını söyledi.

Haziran ve aralık aylarında yılda iki kez çekiliş düzenlediğini kaydeden Körükçü, ” Çekiliş günü müzenin kapısından giren ilk kişi rast gele binlerce saç arasından 10 kişiyi belirliyor, biz bu kişileri arayıp Kapadokya’ya davet ediyoruz. Yılda toplam 20 kişiyi 15 gün süreyle tüm masraflarını biz karşılayarak Kapadokya’da ağırlıyoruz. İsteyen çömlek yapmayı öğreniyor, isteyen at sırtında Kapadokya’yı geziyor. Böylelikle Kapadokya’nın tanıtımına katkı sağlamış oluyoruz” ifadesini kullandı.

Paylaşın

Yorum gönder

Leave a Reply